Tılsım ve Tılsımlı Taşlar

Tılsımlar en az insanlık tarihi kadar eskidir. Eski zamanlarda yaşam savaşları, düşmanlardan korunmak, insan ve toprak kuraklıkları için tılsımlar kullanırlardı. Son yüzyılda bu inanış rafa kaldırılıp daha çok televizyon ve internete; teknolojiye bağlı insanlar tarafıdan pek göze çarpmaz oldu. Çoğu bilmeden tılsım kolyeler alıp boyunlarına taktılar. Popülerleşen şekillerin anlamlarını önemsemeden görsel cazibelerine kapıldılar, nazar boncuğu ve madalyonlar gibi.

Eski viking güç tılsımlarını ve Mısır tanrılarının varlık tılsımlarını fazla cezbedici buluyorum. Kanat ve Boynuz koleksiyonumun taşı tutan kısmın altlarında viking güç tılsımlarını görebilirsiniz.

Karanlık gecenin sessizliğinde size seslenir tılsımlar/doğaltaşlar, evrenin fısıltısını taşırlar. Onları dinlemenize ya da söylediklerini anlamanıza gerek yok onlar sizi hiçbir zaman kötüye götürmezler.

Yağmurları çağıran tılsımlar yeni bir kurtarıcıyı çağıran önemli işaretlerdir.

Yüzyıllar boyunca hristiyan alemi büyücü yakma ritüelleriyle ünlenip büyücülerin hazırladığı tılsımları kullanmışlardır.

İnsanlar binlerce yıldır üzerindeki resimler, işaretler, yazılar nedeniyle ya da yalnızca rengi, biçimi, az bulunması yüzünden gizli bir güç taşıdığına inandıkları nesneleri böyle adlandırdılar.

Tılsımlı taşlar; 
İnsanlar binlerce yıldır yalnız kendi ürettikleri yazı, resim ve desenlerin değil; değerli ve yarı değerli taşların ve bazı organik materyallerin de tılsım gücü olduğuna inandılar. Bazıları;

Elmas: Yüzyıllardır kadınları erkeklere karşı sihirli bir koruma altına almıştır. Hediye olarak alınan elmasın satın alınandan daha fazla koruyucu özelliğe sahip olduğuna inanılır. Büyü, zehirlenme, hastalık ve karabasanlardan korur; öfkeyi önleyip dirayetli olmayı sağlar.

Zümrüt: Yeşil rengi yüzünden yağmur yağdırdığına inanılır. Beden-ruh-zihin için tonik vazifesi görür ve kuvvetli bir duygusal dengeleyicidir. Zümrüt’e kimi yerlerde “Koşulsuz Aşk Taşı” da denir. Sevgililerin birbirlerine verebileceği en iyi armağan olarak görülür.

Sitrin: Böbrek, kolon, ciğerler, hazım organları ve kalp için faydalıdır. Bir adı da “Tüccar Taşı” olan sitrin’i, kimi ticaret erbabı parasal gücü arttırdığına inanarak kasasına koyar.

Kehribar: Kötü talihi yenmeyi sağlar, şansı açar. Kolyesinin, zehirlenmelere karşı koruduğuna inanılır. Penis şeklinde yontulup, takıldığında nazara ve kötü ruhlara karşı etkindir. Hayvan biçimlerinde işlenen kehribarlar erkeklerde cinsel gücü, kadınlarda doğurganlığı artırır. Doğal şekli bozulmadan boyuna asıldığında guatr hastalığını tedavi eder.

Lal: Cinsel enerjiyi ve duyarlığı artırdığı, cinsel dengesizlikleri düzelttiğine inanılır, bu yüzden “Tutkuların Taşı” da denir. Kalp şeklinde yapılmış tılsım laller, eşleri ve sevgilileri cezbetmeye yarar, yatak ve yastık altına konulduğunda kötü rüyaları ve gecenin kötü ruhlarını kovar.

Ametist: Ametist; eski çağlarda “sarhoşluğu yok eden taş” diye bilinirdi. Bu yüzden o dönemde ametistten kadeh, çanak gibi kaplar yapıldı. Ayrıca, endokrin ve bağışıklık sistemini güçlendirir, kanı temizler ve enerji verir.

Kuvars: Duygusal dengeleyicidir. Beyin fonksiyonlarını düzenler. Büyücülerin baktıkları o kristal küre kuvarstır, kehanette bulunmaları kuvarsın zihinsel konsantrasyonu kolaylaştırmasındandır.

Pembe kuvars: “Aşk Taşı” da denir. Onu üzerinde taşıyanı öfkeden, suçluluktan, korku ve kıskançlıktan koruduğu ve kısırlığa karşı faydalı olduğuna inanılır.

Dumanlı kuvars: “Rüya Taşı” da denilen bu taşın; umutsuzluğa, üzüntüye, öfkeye, depresyona ve diğer negatif etkilere karşı koruduğuna inanılır.

Kaplan gözü: Bir tür kuvars olan bu taşın, taşıyanları başkalarına daha az bağımlı kıldığına inanılır. Ancak bu durum ikili ilişkileri, iş hayatını ve ortaklıkları olumsuz etkileyebilir.
Tedavi edici özelliği de vardır: Sindirim sistemi, dalak, pankreas ve kolon için faydalıdır.

Opal: Hakkında çelişkili inanışlar vardır. Talihsizliğe yol açtığı da söylenir, güven duygusunu artırıp, düşmanlara karşı güçlü kıldığı da. Görme duyularını güçlendirip, sezgiyi arttırır. Üst bene ulaşmak için de kullanılabilir.

Hematit: Enerji ve canlılık verir, stresi azaltır. Çekim gücü fazla olduğundan, kişisel çekim, neşe, cesaret ve istek verir, kararsızların karar vermesini sağlar.

Yakut: Cesaret, ruhsal gelişme, liderlik, mutluluk duygularını arttırır. Cinsel aşırılıklara iyi geldiğine, tasadan, korkudan, zehirlenmeden, zihinsel bozukluklardan, erken ölümden hatta sel, fırtına gibi doğal afetlerden koruduğuna inanılır. Yakut, ete ya da dişe takıldığında güç ve enerji verir.

Akik: Bedeni ve zihni kuvvetlendirir, taşıyanı tehlikeden korur, uyumsuzluklara son verir.
Akik; uykusuzluğa, korkaklığa, karabasana, nazara ve metabolizmaya da faydalıdır.
Gerçeklerin farkına varılmasını sağlar.

Aquamarine: Takana özellikle ölüm karşısında cesaret verdiği söylenir. Bu niteliği ve rengi yüzünden denizcilerin en önemli tılsımıdır. Kahinler geleceği görmek için kullandığından “Kahin Taşı” da denir. Ayrıca sinirleri yatıştırır, düşünceyi berraklaştırır ve yaratıcılığı artırır. Böbrek, karaciğer, dalak ve tiroid bezini kuvvetlendirir, vücudu temizler

Aytaşı: Lenf sistemindeki bozuklukları düzeltir. Hindistan’da kutsal bir taştır ve sevgililerin ihtirasını artırdığına inanılır. Kadınlar kısırlığa iyi geldiği, üreme organlarındaki sorunları çözdüğü ve doğumu kolaylaştırdığı için taşırlar. Ayrıca, egoizmi giderdiği ve oburluğu tedavi ettiği de söylenir.

Oniks: Kaygıları azaltır, kadın/erkek zıtlaşmasını dengeler, ilikleri kuvvetlendirir, bağımlılıklardan kurtulmaya yardım eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir